EN | TR
Akbank Sanat Blog > Kampüste Caz ve Dahası
Kampüste Caz ve Dahası JÜLİDE ÖZÇELİK Yazı: Busen Dostgül Her yıl Akbank Caz Festivali kapsamında, Türkiye’nin birçok farklı şehrindeki üniversite kampüslerinde gerçekleşen Kampüste Caz konserlerinde bu yıl sahne alacak isim Jülide Özçelik. Geçtiğimiz yıl da festivalde sahne alan Özçelik’le hem Kampüste Caz’ı hem de Türkiye’deki caz sahnesini konuştuk. Bize biraz Türkiye’deki caz sahnesine dair hissettiklerinizden bahseder misiniz? Bir müzisyen olarak bu sahne hakkındaki gözlemleriniz neler? Çok önemli müzisyenlerimiz mevcut ancak projelerini çalabilecekleri yer sayısı çok az. Uluslararası festivallerde de maalesef genellikle büyük sahnelerde az sayıda yerli müzisyenleri görebiliyoruz. İlk albümümüzü çıkardığımız 2008 yılından itibaren, yapım firmalarının giderek artan bir ivmeyle farklı müzik türlerinde albümlere daha ilgili yaklaştıklarını gözlemliyorum. Bu da sevindirici bir gelişme sayılabilir ama yeterli değil. Batı müziğine daha yakın bir caz türünde üretimler yapıyorsunuz. Hatta zaman zaman çeşitli koro çalışmalarınız da olmuş ve hala devam ediyor. Sizi bugün yapıyor olduğunuz müzik konusunda en çok etkileyen isimler ve albümler hangileri? Kendimi bildim bileli çok farklı müzik türlerini severek dinlerim. Kriter olarak iyi müzik ve kötü müzik vardır benim için. Müziğin ve müzisyenin kategorize edilmesini doğru bulmuyorum. Zaman içinde, çok farklı türler dinliyor olmam bana bir yol çizmemde yardımcı oldu. Hiçbir türün diğerine üstünlüğü olamaz ve hepsi insan duygusu çıkışlıdır. Sadece duyguları ifade ediş biçimleri stillere göre farklılık gösterir. Bilgi Üniversite'sinde Sevgili Timur Selçuk'tan Klasik Türk müziği dersleri aldık. Ayrıca Klasik Türk Müziği koro çalışmalarına katıldım. Konserlerde korist ve solist olarak yer aldım. Bu topraklara ait seslere her zaman daha fazla ilgim oldu diyebilirim. Daha samimi bulduğum için de bize ait ve evrensel standartta bir albüm yapalım diye yola çıktık. Carmen McRae, Shirley Bassey, Miles Davis, Pink Floyd, Deep Purple, Cole Porter, Onno Tunç, Neşet Ertaş, Aşık Veysel, Münir Nurettin Selçuk, Safiye Ayla ve bu liste uzar gider. Akbank Caz Festivali ile ilk tanışmanız nasıl oldu? Müzisyen olarak katıldığınız ilk konser ne zamandı? Ya da izleyici olarak gittiğiniz konserler arasından sizin için en özel olanı hangisiydi? Akbank Caz festivalinde Caddebostan Kültür Merkezi’nde 27 Ekim 2015'te bir konser verdik. Albüm çıktıktan sonra ilk konserimizi Münih'te bir müzik festivalinde yaptık. Cemil Topuzlu'da Marcus Miller konserine gitmiştim, çok etkilenmiştim. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleşen Kampüste Caz konserleri, Türkiye’nin birçok kentindeki müzikseverlerle her yıl farklı bir müzisyeni buluşturuyor. Genç dinleyicilerle buluşmak, daha önce konser veremediğiniz yerlerde konser verecek olmak sizi nasıl hissettiriyor? Turne fikri beni hep heyecanlandırmıştır. Özellikle de Anadolu turnesi... Ülkemizin birçok şehrine gitmemişken ve müziğimizi paylaşmamışken, yurt dışında konser yapma fikri beni çok etkilemiyor. Bu yüzden mutluyum, İstanbul dışında bizleri büyük bir istekle bekleyen sevenlerimiz var ve her gün güzel mesajları ile "Ne zaman geleceksiniz?" diye soruyorlar. Türkiye'deki genç cazcıları takip ediyor musunuz? Sizin genç müzisyenlere ilk tavsiyeniz ne olurdu? Takip etmeye çalışıyorum. Kendi stilini bulmak ve ifade etmek çok önemli. Herkesten bir tane var ve çıkan işler nevi şahsına münhasır olmalı. Bu noktada da ne istediğini ve ne istemediğini bilmek çok önemli. Farklı stillerde iyi müzik dinlemeleri naçizane tavsiyem olabilir.