EN | TR
Akbank Sanat Blog > Caz Yoluyla Birlik
Caz Yoluyla Birlik OMAR SOSA Yazı: Leyla Aksu Kübalı caz piyanisti, besteci ve grup lideri Omar Sosa, Afrika kökenli kültürleri ve kıtanın etkisinde şekillenmiş müzikal gelenekleri cazla harmanlayarak yeniden bir araya getiriyor. Kendine çizdiği bu özgün yolda cazın özgürlüğüne sarılarak birbirinden ırak duran etkileri akıcı ve zarif bestelerinde toplayan Sosa, Küba’dan Ekvator’a nice ülkenin sesini parçalarında ruhani bir bakış açısıyla sunuyor. Sınırların ötesinde canlanan zengin bir bütünlüğün peşinde koşan müzisyen, 26. Akbank Caz Festivali’nin konukları arasında. İstanbul çıkarması öncesinde sanatçının dopdolu müzikal macerasına bir göz atıyoruz.

Omar Sosa, 26. Akbank Caz Festivali kapsamında Paolo Fresu eşliğinde 16 Ekim Pazar akşamı CRR’de.

- Omar Sosa, günümüzle geçmişin kavuştuğu noktada, Afrika diasporasının dünyaya yayılan kültürel mirasını parmaklarının ucunda buluşturuyor. Dünyaca tanınmış sanatçılarla beklenmedik işbirlikleri yapan müzisyen, caz aracılığıyla bir yanda Batılı klasik müzik, Latin ritimleri ve Kuzey Afrika perküsyonuyla günümüz elektronik müziği, hip-hop unsurları ve sıra dışı enstrümanları bir araya getiriyor.

- 1965 yılında Küba’nın en büyük şehirlerinden Camagüey’de doğan Omar Sosa, daha beş yaşındayken konservatuarda marimba ve perküsyon üzerine çalışmaya başladı. Bu dönemde okul arkadaşlarıyla gizlice Amerikan caz kayıtlarını radyodan dinleyen sanatçı, gençlik yıllarında ise Havana’nın saygın müzik okulu Escuela Nacional de Musica’da piyanoya geçişini yapıp sonrasında ise caz eğitimini Instituto Superior de Arte’de tamamladı. Bir yandan gençlere perküsyon eğitimi verirken de ilk grubu Tributo’yu kurdu.

- Birçok ülkede prodüktör ve müzisyen olarak görev aldıktan sonra solo çalışmalarına başlayan Sosa, 1993’te Ekvator’un başkenti Quito’ya taşındı. Afrika mirasının folklor ve marimba geleneklerine kendini veren ve duyduğu seslerin Küba’ya olan yakınlığına vurulan sanatçı, birkaç yıl sonra San Francisco’ya yerleşerek şehrin yerel caz sahnesine kendini bıraktı. Burada perküsyoncu John Santos ve prodüktör Greg Landau ile uzun yıllar sürecek bir işbirliğine başladıktan sonra da 1997 yılında ilk albümü Omar Omar‘ı yayınladı.

- Sosa daha sonra, 1999 yılında Barcelona’ya yerleşti ve o dönemden bu yana 25’e yakın albüm yayınladı. Sanatçı, caza olan yaklaşımını böyle değerlendiriyor: “Caz benim için felsefedir, ‘özgürlüğün felsefesi’. Caz aracılığıyla hissettiklerimi, duygularımı, ruh halimi ifade edebiliyorum. Bana, birçok insanın çelişkili bulabileceği farklı müzik stillerini birleştirme olanağını sunuyor... Caz müziğinin bu özgürlüğü ve esnekliği sayesinde ben de hissettiklerimi söyleme fırsatı buluyorum.”

- Kariyeri boyunca Afrika, Avrupa, Arabistan, Hindistan, Latin Amerika ve Kuzey Amerika’dan sayısız müzisyen ve ustayla çalışıp prodüktör olarak da Ricardo Williams, Leo Mass ve Vino y Miel gibi isimlerle işbirliği yapan Omar Sosa, Blue Note, Carnegie Hall ve Haus der Kulturen der Welt gibi dünyaca ünlü mekanlarda, Montreux, Montreal, Helsinki, Cape Town ve Rotterdam gibi şehirlerin de prestijli caz festivallerinde sahne aldı.

- Etkilendiği isimler arasında Thelonious Monk, Miles Davis, John Coltrane ve Oscar Peterson gibi cazın usta isimlerini, Satie, Debussy, Chopin ve Bartok gibi Avrupalı klasik bestecileri, Chucho Valdés ve Irakere gibi de öncü Kübalı caz müzisyenleri sıralayan sanatçı, kariyeri süresince Barcelona Caz Festivali ve Uluslararası San Francisco Sanat Festivali dahil olmak üzere birçok farklı şehir, festival, fon ve okul tarafından da siparişler aldı.

- The Afri-Lectic Band, Afreecanos ve Quarteto AfroCubano gibi kurduğu farklı topluluklarla da kayıtlar yaparak sahneye çıkan Sosa’nın son dönem albümleri arasından ise baştan sona doğaçlama olan Calma (2011), İtalyan trompetçi Paolo Fresu ile beraber yarattığı Alma (2012), Miles Davis’e ithafen hazırladığı EGGUN (2013) ve müzisyenin Küba kökenlerine geri döndüğü Ilé (2015) göze çarpıyor.

- Sosa’nın çocukluk arkadaşı olan baterist Ernesto Simpson, Kübalı saksafoncu ve flütçü Leandro Saint-Hill ve Mozambikli elektro basçı Childo Tomas’tan oluşan Quarteto AfroCubano dörtlüsüyle yayınlanan Ilé, Sosa’nın kariyeri boyunca edindiği deneyimlerle Küba geleneğini yeniden gözden geçirmesine, konga, bolero, mambo ve çaça gibi ritimleri caz ve elektronik müzik eşliğinde ele almasına olanak sağlıyor. Sosa, albümün amacını ise şöyle açıklıyor: “Başlık, söylemek istediğim her şeyi özetliyor. Lucumí’de (bir Yoruba lehçesi), ‘Ilé’ ev demektir. Bu albüm, minnettarlıkla ilgili…”

- Sosa’nın takdirleri arasında yedi tane Grammy adaylığı, bir tane Bağımsız Müzik Ödülü, New York şehrinin Caz Gazetecileri Cemiyeti tarafından Latin caz ve Afro-Karayip caz alanlarında verilmiş destekler ve The Smithsonian tarafından taktim edilen bir Yaşam Boyu Başarı Ödülü bulunuyor. Aynı zamanda Amerika’da Princeton ve Dartmouth gibi üniversitelerde ziyaretçi sanatçı olarak yer alan müzisyen, arada da The Last Flight of the Flamingo ve The Lost City gibi film ve televizyon dizilerinin de müziklerini hazırlıyor.

- Omar Sosa, incelikli stilini, etkileyici sahne performansını ve farklı müzik geleneklerinin ortak dilini soluksuz bir şekilde, birbiri ardına yayınladığı kayıtlarla bizlere ulaştırmaya devam ediyor. En son, bu yılın başlarında yayınlanan Eros adlı albüm için İtalyan trompetçi Paolo Fresu ile tekrar bir araya gelen müzisyen, bu derlemede Brezilyalı çello ustası Jaques Morelenbaum, Mağripli vokalist Natacha Atlas ve İtalyan yaylı dörtlüsü Alborada String Quartet ile de çalıştı. Omar Sosa’nın 26. Akbank Caz Festivali kapsamında İstanbul’a yapacağı ziyaret usta trompetçi Paolo Fresu ile birlikte olacak.