EN | TR
Akbank Sanat Blog > Yakın Dönem Romen Sinemasında Genel Müzik Yaklaşımı
Yakın Dönem Romen Sinemasında Genel Müzik Yaklaşımı Yazı: Müge Yıldız
Kolaj: Sadi Güran
Romanya’da 2000’li yıllardan günümüze ülkenin genç yönetmenleri siyasi ve sosyal eleştiriler yüklü filmler çekiyorlar. Bir akım niteliğindeki bu ‘yeni dalga’ Romanya’nın komünist dönemden kapitalist ekonomiye geçişinin de etkilerini taşıyor. Bir yanda yeni bir Avrupa Birliği ülkesi diğer yanda ise Çavuşesku diktatörlüğünün izleri arasında yönetmenler de çoğunlukla toplumsal gerçekçi filmler üretiyorlar.

Bu dönemin en iyi örneklerini hiç kuşkusuz Chritian Puiu, Corneliu Parambiu, Christian Mungiu gibi yönetmenlerin filmlerinden takip edebiliyoruz. Yakın dönem Romen sineması bu üç usta yönetmenin yanı sıra minimal, gerçekçi (ya da hiper-gerçekçi) sosyo-kültürel eleştireler barındıran filmler üreten Dan Chisu, Nae Caranfil, Stere Gulea’dan da bahsedilebilir. Bu dönemde üretilen filmlerin ortak özelliği ise genelde hepsinin içinde bir komedi unsuru taşıyor olması. Eski komünist döneme göndermeleri satirik bir çerçeveden komediye doğru taşarken yönetmenlerin müzikal seçimleri de görüntüyü destekler nitelikte oluyor.

Dan Chisu, Bucharest Non Stop (Durmaksızın Bükreş) filminde bir mahalle dükkanı üzerinden farklı karakterlerle zengin sosyal ve ruhsal bir analiz ortaya çıkarıyor. Filmin özgün müziklerinde Romanya’nın ünlü pop şarkıcılarından Simona Radu’nun imzasını görüyoruz, Radu pop-rock şarkıları ve 2011 yılında yayımladığı A Million Others Like Me ile tanınıyor. Film için yazıp seslendirdiği Non Stop si de la capat ve Strigat mut şarkıları sanatçının ilk film müziği denemesi ve müzisyenin kariyerinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Nae Caranfil ise Rest Is Silence (Gerisi Sessizlik) filmiyle Romen yönetmen Grigore Brezianu’nun 1911-12 yıllarında finans devi Leon Popescu ile yaptığı “Romanya’nın Bağımsızlığı” konulu iki saatlik filmin yapılış öyküsünün yarı-kurgulanmış bir şekilde filme alıyor. Film ustaca planlanmış, teknik ve sanatsal anlamda adından çokça söz ettiriyor ve filmin senfonik müzikleri filmin dilini güçlendiriyor. Filmin müziklerini ise Fransız besteci Laurent Couson üstlenmiş. Müzik kariyerine Radio France’da başlamış olan besteci, söz yazarı ve piyanist Couson son zamanlarda solo şovlarının yanı sıra filmlere yaptığı klasik müzik çalışmalarıyla da tanınıyor.

Son yıllarda yapılmış en ilgi çekici belgesellerden biri olan Chuck Norris Vs. Communism (Chuck Norris Komünizme Karşı) ise Ilinca Călugăreanu imzası taşıyor. Film Amerikan filmlerinin ülkeye girişinin yasak olduğu Çavuşesku döneminde, VHS kasetlerin Romanya’da gizlice izlenmesi ve bunlara ilginç ve komik dublaj yapan Irina Nistor adlı çevirmeni konu alıyor. Komedi dozu hiç düşmeyen belgeselin müzikleri ödüllü besteciler Rob Manning ve Anne Nikitin’e ait, Nikitin’i özellikle başarılı belgesel yapımları The Imposter ve Dark Horse’dan hatırlıyoruz. Manning ise Londra menşeli multi- enstrümantalist, BBC için yaptığı Louis Theroux: Miami Mega Jail belgeseline yaptığı müziklerle tanıyor. İkili Deadly Islands Discovery belgeseli için yaptıkları müzikler için de bir araya gelmişlerdi.

I Am An Old Communist Hag (Ben Yaşlı Cadaloz Bir Komünistim) Stere Gulea, başarılı performansıyla Child’s Pose filminde dikkatleri üzerine çeken Luminita Gheorghiu’yu başrole yerleştiriyor. Filmde yaşlı Emilia’nın eski komünist döneme nostaljik bakışı, on yıl sonra Amerika’dan onu ziyarete gelen kızı ve Amerikalı erkek arkadaşının parasal sorunları üzerinden anlatılıyor. Kitchen sink estetiğine sahip mizah öğeleri taşıyan filmin özgün müziklerinin sahibi olarak deneyimli Romen besteci Vasilé Sirli’yi görüyoruz. Filmdeki Emilia karakterinin cadaloz komünist davranışlarına denk düşen müziğin yaratıcısı olarak gördüğümüz Sirli, Avrupa’da özellikle Paris’teki Disneyland için yaptığı özgün müziklerle tanınıyor.

Usta yönetmen Ioan Cãrmãzan ise bir ‘kaybedenler’ filmi olan One Second Of Life (Hayatın Bir Saniyesi)’nde intihar etmek isteyen Robert’in başka bir insanın hayatını kurtarmasıyla değişen yaşamını konu ediniyor. Filmin duygu yoğunluğu yönetmenin minimal ve gerçekçi kamerasıyla birleşirken deneysel müzik, atmosfer sesleriyle nefis bir birliktelik gösteriyor.