01 Haziran Per
02 Haziran Cum
03 Haziran Cmt
04 Haziran Paz
05 Haziran Pzt
06 Haziran Sal
07 Haziran Çar
08 Haziran Per
09 Haziran Cum
10 Haziran Cmt
11 Haziran Paz
12 Haziran Pzt
13 Haziran Sal
14 Haziran Çar
15 Haziran Per
16 Haziran Cum
17 Haziran Cmt
18 Haziran Paz
19 Haziran Pzt
20 Haziran Sal
21 Haziran Çar
22 Haziran Per
23 Haziran Cum
24 Haziran Cmt
25 Haziran Paz
26 Haziran Pzt
27 Haziran Sal
28 Haziran Çar
29 Haziran Per
30 Haziran Cum
Haziran

Balkan Sinemasından İki Önemli Yönetmen- István Kovács ve Andrei Gruzsniczki



Balkan Sinemasından İki Önemli Yönetmen: István Kovács ve Andrei Gruzsniczki

Akbank Kısa Film Festivali, bu yıl Özel Gösterimler bölümünde Balkan Sineması’nın kendine has sinema dilleriyle büyüleyen, özgün yönetmenlerinden ikisini, Macar yönetmen István Kovács ve Romanya sinemasının son dönem yükselen yönetmenlerinden Andrei Gruzsniczki’yi konuk ediyor.

Maceristan'dan Genç Bir Usta: István Kovács

30 yaşındaki Macar yönetmen István Kovács, ilk kısa filmi Csúszópénz (2014) ile seyirci karşısına çıkalı üç yıl bile olmadı. Ancak hem kendi ülkesinde hem de filmiyle beraber gittiği ülkeler ve katıldığı festivallerde bu 13 dakikalık kısa komedi filmiyle adından öyle bahsettirdi ki, kısa sürede ülkesinin genç yetenekleri arasında adı anılmaya başladı bile.

Csúszópénz ile aynı yıl çektiği ve 2. Dünya Savaşı filmi Idegen föld / Foreign Land ise savaş sırasında Rus cephesinin ön saflarında, askerleri bir bir ormanın derinliklerinde kaybolan bir subayın yaşadığı gerilimli dakikalara seyircisini ortak ediyordu. Kovács’ın 25 dakikalık süresine rağmen atmosfer yaratma becerisini büyük bir başarıyla gözler önüne serdiği filmi, kahramanının korku, nedamet ve mücadele hislerine izleyiciyi ortak etme konusunda hiçbir sıkıntı yaşamıyordu.

Kısa filmlerini birbiri ardına çekmeye devam eden ve bu konudaki başarısını 2015’te çektiği Betonzaj / The Sound of Concrete ile iyice zirveye taşıyan Kovács, bu kez içli bir melodramla, mağrur bir spor filmi arasında gezinen yarım saatlik sıkı bir filmle karşımıza çıktı. Aralarında Montreal Dünya Filmleri Festivali’nin de bulunduğu onlarca festivale katılıp pek çoğundan ödüllerle ayrılan filminde Kovács, izleyicisini Budapeşte varoşlarında, annesi ve erkek kardeşiyle yaşayan genç kadın boksör Dia’nın dünyasına davet ediyordu. Tek derdi yakın zamanda Almanya ile gerçekleşecek rövanş maçını almak ve böylelikle iyi bir para kazanabilmek olan Dia’nın mücadelesini etkili bir anlatım dili ve keskin duygular üzerinden anlatan yönetmen, ezbere bildiği bir coğrafyayı da filmin fonuna tüm çıplaklığı ile yerleştirebilmeyi başarıyordu.

Üç etkileyici kısa filmin ardından geçtiğimiz yıl Szürke senkik adını taşıyan bir televizyon filmiyle karşımıza çıkan Kovács, 1. Dünya Savaşı sürerken Avusturya – Macaristan – Romanya cephesinden, İtalyan istihbarat hattına bir intihar görevi için geçen asker timini anlattığı filmiyle de bolca övgü topladı. Savaş atmosferi ve asker psikolojisini dönem fonuna yerleştirme meziyetlerini bir kısa, bir uzun metrajlı filmde başarıyla ortaya koyduktan ve kendisine Macaristan’ın Spielberg’ü yakıştırmaları yapıldıktan sonra Kovács, benzer temada uzun metrajlı bir belgesel olan Asszonyok lázadása’yı ise henüz tamamladı.

Yükselen Romanya Sineması'ndan: Andrei Gruzsniczki

Özellikle son on yıldır çıkardığı filmler ve yönetmenlerle adından sıkça söz ettiren, tüm dünyanın en büyük film ödüllerine ulaşan Romanya sinemasının en önemli yazar ve yönetmenleri arasında adı geçen Andrei Gruzscniczki de bu yıl festivalin konukları arasında yer alıyor. Yazıp yönettiği kısa ve uzun metrajlı filmleriyle hem kendi ülkesinde, hem de dünyada hatırı sayılır bir başarı ve ilgi kazanan Gruzscniczki, kariyerine 2000’li yılların başında yardımcı yönetmenlik yaparak başladı.

2007’de ilk kısa filmi Cronica unei morti amanate / Chronicle of a Death Foretold’u yazıp yöneten Gruzscniczki, kendi otopsisinde bir anda uyanan Bay Anghel’in karmaşık hikayesini konu aldığı filmiyle etkileyici bir çıkış yaptı. Romanya’da o yıl düzenlenen çok sayıda festivale katılan ve dünyada da festivallerde seyirciyle buluşan bu 25 dakikalık tekinsiz kısa filmini, iki yıl sonra ilk uzun metrajlı filmi Cealalta Irina / The Other Irene (2009) takip etti.

Bir güvenlik görevlisi olan Aurel’in eşi Irene ile Romanya’da son derece yolunda giden hayatlarının, Irene’nin Kahire’ye yaptığı bir iş gezisiyle tamamen tepetaklak olmasını konu alan film, Gruzscniczki’nin başarıyla ördüğü gizem ve merak duygularıyla başından sonuna kadar ilgiyle izlenen bir seyirlikti. Transilvanya Film Festivali’nden aynı yıl pek çok önemli rakibi geride bırakarak En İyi Romanya Filmi ödülünü kazanan Cealalta Irina, başrol oyuncularının performansıyla da etkileyici bir filme dönüşmüştü.

Gruzscniczki’nin dört yıl boyunca üzerinde çalıştığı ve tüm dünyada adını en çok duyurduğu filmi Quad erat demonstrandum / The Escape (2013) ise kısa sürede Romanya sinemasının son dönemde çıkardığı en önemli filmlerden birine dönüştü. 1980’ler Romanya’sını kendine fon olarak seçen bu dram-gerilim, ünü denizaşırı memleketlere varmış ve tedirginlik yaratmış bir teori yayınlamaya hazırlanan dahi bir matematikçi hakkında başlatılan soruşturmayı merkeze alıyordu.

Prömiyerini gerçekleştirdiği Roma Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü kazanan ve Romanya’nın Oscar’ları sayılan Gopo Ödülleri’nde 17 adaylık birden, 4 oyuncusuna da ödül kazandıran Quad erat demonstrandum, onlarca festival ve sayısız başarıyı da beraberinde getirdi. Ülkesinde hatrı sayılır bir gişe başarısı da elde eden filmi takip eden süreçte Gruzscniczki kısa film dünyasını da ihmal etmedi.

2015’te çektiği O Fapta Buna’da Noel gecesi birbirinin adeta üstünde yaşayan ve kendi rutinleri içerisinde sıkışıp kalmış bir çiftin hikayesini anlatan yönetmen, yer yer karanlık bir mizahtan da beslenen bu 28 dakikalık kısasında, insan ilişkilerinin kendine özgü, doğal gizemini didiklerken, seyir zevki yüksek bir filme imza atıyordu. Romanya’daki film çalışmalarını sürdüren Gruzscniczki, bu yıl festivalin Özel Gösterim: Balkan Sineması bölümünün ağırladığı iki yönetmenden biri.