01 Mayıs Pzt
02 Mayıs Sal
03 Mayıs Çar
04 Mayıs Per
05 Mayıs Cum
06 Mayıs Cmt
07 Mayıs Paz
08 Mayıs Pzt
09 Mayıs Sal
10 Mayıs Çar
11 Mayıs Per
12 Mayıs Cum
13 Mayıs Cmt
14 Mayıs Paz
15 Mayıs Pzt
16 Mayıs Sal
17 Mayıs Çar
18 Mayıs Per
19 Mayıs Cum
20 Mayıs Cmt
21 Mayıs Paz
22 Mayıs Pzt
23 Mayıs Sal
24 Mayıs Çar
25 Mayıs Per
26 Mayıs Cum
27 Mayıs Cmt
28 Mayıs Paz
29 Mayıs Pzt
30 Mayıs Sal
31 Mayıs Çar

Bir Filmle Mutlu Olmanın En Kısa Yolu- İç Isıtan 5 Kısa Film



Bir Filmle Mutlu Olmanın En Kısa Yolu: İç Isıtan 5 Kısa Film

Bazen bir film izlerseniz ve o ana kadar kötü geçen gününüz bir anda şenleniverir. Kısa film tarihine adını altın harflerle yazdırmış ustalardan, genç ve yetenekli kısacılara bir grup kısa film, bu hissi yaratmak için bu seçkide bir arada.

Sinema sadece üzücü, sarsıcı ve düşündürücü hikayelerden ibaret değil elbette. Kendimizi iyi hissetmeye ve mutlu olmaya da hakkımız var. Tür olarak komedi filmleri genelde ticari amaçlarla yapılsa da aralarında çok iyi örneklere de rastlıyoruz. Özellikle söz konusu kısa film olunca ticari kaygılar, yerini anlık mutluluklar yaratan eğlenceli dakikalara bırakıyor. Hayat koşuşturmacası içerisinde uzun uzadıya bir film izlemeye vakit bulamayanlar için adeta mutluluk hapı etkisi yaratan ve insanın içini ısıtan birbirinden eğlenceli kısa filmlere şöyle bir göz atıyoruz.

A Dog’s Life (1918)
Yönetmen: Charlie Chaplin

Yarattığı Şarlo tiplemesiyle hemen herkesin tanıdığı dünya ünlü sinemacı Charlie Chaplin’e ait bu kısa film, fakir ve işsiz bir adamı sefil hayatından kurtaran köpeğin hikayesini konu alıyor. Bu sessiz ve siyah-beyaz film Chaplin’in sosisli arabasından gelen iştah açıcı koku sayesinde uyanmasıyla başlar ve tesadüfi olaylar zincirinde devam eder. Yaptığı küçük ve tatlı hırsızlıklar Chaplin’in hayatının aşkına rastlamasına neden olur ve onun akıllı köpeği Scrabs sayesinde sevdiği kadını batakhaneden kurtararak mutluluk verici bir hayata kavuşur.

Le Ballon Rouge / The Red Balloon (1956)
Yönetmen: Albert Lamorisse

Senaryosuyla kısa film kategorileri dışında Oscar adaylığı kazanabilmiş tek kısa film olma özelliği taşıyan ve aynı yıl kısa film dalında Altın Palmiye’nin de sahibi olan film, bir çocuğun kırmızı bir balonla kurduğu sıra dışı dostluğu konu alıyor. Neredeyse diyalogsuz geçen film boyunca kırmızı balon, çocuğu gittiği her yerde takip ederek adeta bizi Paris sokaklarında gerçeküstü bir yolculuğa çıkarıyor. Balonu patlatmaya çalışan çocuklardan kaçmayı başaran ve dostlukları giderek artan bu ikili sayesinde çocukluğumuza ait masum ve saf sevgiyi sonuna kadar hissediyor, bu masalsı film sayesinde belki de sadece küçük yaşlarda yaşadığımız mutlu anlara geri dönüyoruz.

Foutaises (1989)
Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet

Amelie ve Delicatessen gibi filmleriyle tanıdığımız dünyaca ünlü Fransız yönetmen Jean-Pierre Jeunet’nin çektiği kısa filmde, hızlı bir kurgu içinde başkarakter bizlere sevdiği ve sevmediği şeyleri anlatıyor. Jeunet’nin fetiş oyuncusu Dominique Pinon’un kendine has mimikleri sayesinde dikkatin hiç dağılmadığı filmin daha en başında akan jeneriği bile gülümsetmeye yetiyor. Yaratıcılığı ve her filminde kurduğu gerçeküstü atmosferiyle izleyicisinin kalbini fetheden Jeunet’nin bu sekiz dakikalık film, aynı zamanda uzun metraja geçmeden önceki son filmi olma özelliği de taşıyor.

The Gunfighter (2004)
Yönetmen: Eric Kıssack

The Dictator, Brüno ve Horrible Bosses gibi filmlerden tanıdığımız Eric Kıssack imzalı bu film, sıra dışı bir western-komedi filmi. Shawn Parsons’un başrolde olduğu bu kısa, bir kovboyun kasabadaki bir barın kapısından girmesiyle başlıyor. Meraklı gözlerle etrafı incelerken bir anda dış ses duyulmaya başlıyor. Aynı zamanda bardaki herkesin de bu dış sesi duyması yüzünden oldukça enteresan anlar yaşanmaya başlıyor, çünkü Fargo’dan tanıdığımız Nick Offerman’ın hayat verdiği bu ses orada bulunan herkesin sırrını da açık ederek oldukça komik ve garip bir durum yaşanmasına neden oluyor.

But Milk is Important (2012)
Yönetmenler: Eirik Grønmo Bjørnsen, Anna Mantzariz

Stop-motion tekniğiyle hazırlanan Norveç yapımı bu dünyalar tatlısı kısa animasyon, sosyalleşme fobisi olan bir adamın hayatına giren esrarengiz yaratık sayesinde hayatının değişmesini konu alıyor. Bir süt kutusundan dökülüp bir anda canlanan bu yaratık sayesinde asosyal adamımız, korkuları yüzünden iletişim kuramadığı komşularıyla kaynaşıyor ve istemese de yaşadığı apartmanda bir doğum günü partisi organize ediyor. Çok sayıda festivalde gösterilen bu kısa animasyon, karakterlerin sevimliliği, atmosferi ve konusu itibarıyla 11 dakikalık bir gülümsetme yaşatıyor.