01 Mart Çar
02 Mart Per
03 Mart Cum
04 Mart Cmt
05 Mart Paz
06 Mart Pzt
07 Mart Sal
08 Mart Çar
09 Mart Per
10 Mart Cum
11 Mart Cmt
12 Mart Paz
13 Mart Pzt
14 Mart Sal
15 Mart Çar
16 Mart Per
17 Mart Cum
18 Mart Cmt
19 Mart Paz
20 Mart Pzt
21 Mart Sal
22 Mart Çar
23 Mart Per
24 Mart Cum
25 Mart Cmt
26 Mart Paz
27 Mart Pzt
28 Mart Sal
29 Mart Çar
30 Mart Per
31 Mart Cum

Kısacık Filmlerden Kocaman Performanslar



Kısacık Filmlerden Kocaman Performanslar

Kısa filmlerde çoğunlukla hatır gönül işi diye yer alan oyuncuların yanı sıra bu işi en az yönetmeni kadar benimseyip sahiplenen oyuncular da yok değil elbette. İşe böyle bir samimiyetle yaklaştıkları her hallerinden belli dünyaca ünlü yıldızlardan beşinin çok özel performansları ise bu yazıda...

Oyunculuk adına oldukça önemli bir basamak olan kısa filmler, her ne kadar oyuncu performanslarıyla ödüllendirilmese de önemli yönetmenler tarafından keşfedilmeye neden oluyor. Kariyerinin zirvesindeki pek çok oyuncunun bugünlere gelmesine neden olan kısa filmleri izlemek, onların oyunculuk yolcuğundaki gelişimlerini de görmemizi sağlıyor. İşte bu durumdan hareketle kısa filmlerdeki akılda kalıcı performasları inceliyor ve etkileyici oyunculuklarıyla kısa filmlere değer katan örnekleri alt alta sıralıyoruz.

Multi-Facial (1995)
Yıldızı Parlayan Oyuncu:
Vin Diesel

Vin Diesel’i henüz toy bir delikanlıyken gördüğümüz bu kısa, aktör olmak için çabalayan birinin oyuncu seçmelerinde yaşadığı durumları anlatıyor. Yarı otobiyografik bu filmin yazarı ve yönetmeni de kendisi. Oyuncu seçmelerinde elinden geleni yapmasına rağmen bir türlü istediği başarıya ulaşamayan oyuncunun hikayesini anlattığı filmle Diesel, Cannes Film Festivali’ne seçilerek filmini geniş kitlelerle buluşturdu. Bu filmdeki etkileyici performansı sayesinde Steven Spielberg’in dikkatini çekmeyi başaran Diesel, Er Ryan’ı Kurtarmak filminin oyuncu kadrosuna girerek Oscar’lık bir projede yer almayı başardı.

Wasp (2003)
Yıldızı Parlayan Oyuncu:
Natalie Press
Red Road, Fish Tank ve son olarak da American Honey filmiyle son yıllarda adından sıkça söz ettiren İngiliz yönetmen Andrea Arnold imzası taşıyan film, sinemasında sıkça anlattığı yoksul getto yaşantısından bir kesit sunuyor. En İyi Kısa Film Oscar’ı kazanan filmde dört çocuğuna bakmakta zorlanan yoksul bir genç anneyi canlandıran Natalie Press’in etkileyici performansına tanık oluyoruz. En az anne kadar çocukların da doyurucu performanslarına tanık olduğumuz filmde özellikle komşusuyla girdiği kavga ve yolda karşılaştığı eski sevgilisine çocukların annesi değil bakıcısı olduğu yalanını söylediği sahneler filmin akılda kalıcı anlarından.

True (2004)
Yıldızı Parlayan Oyuncu:
Natalie Portman
Run Lola Run, Heaven, Parfume: The Story of a Murderer ve Cloud Atlas filmleriyle tanıdığımız dünyaca ünlü Alman yönetmen Tom Tykwer’ın imzasını taşıyan film, kör bir karakter ve aşık olduğu kadının hikayesine odaklanıyor. 2006 yapımı Paris, je t’aime’in bölümlerinden birini oluşturan kısa filmde Natalie Portman her zamanki mükemmel oyunculuk performansıyla filmi bambaşka bir noktaya taşıyor. Yaratıcı kurgusu sayesinde su gibi akan filmde Portman özellikle kendi kendine duvara karşı prova yaptığı sahnede oldukça etkileyici bir performans sunuyor. Aşk üzerine şiirsel ifadeler barındıran filmde Portman’a, Melchior Derouet eşlik ediyor. Portman’ın bir başka pek şahane oyunculuk performansı için Jason Schwartzman’la başrolleri paylaştığı, Wes Anderson imzalı Hotel Chavelier’e de göz atabilir.

Gregory Go Boom (2013)
Yıldızı Parlayan Oyuncu:
Michael Cera
Janicza Bravo’nun yazıp yönettiği komedi-drama türündeki kısanın başrolünde bağımsız filmlerde sıkça karşımıza çıkan Michael Cera’yı görüyoruz. 2014 yılında Sundance’ten Jüri Özel Ödülü’yle ayrılan filmde tekerlekli sandelyeye mahkum felçli bir genci canlandıran Cera, karanlık ve gerçekçi oyunculuğuyla filmde ön plana çıkıyor. Hayatı keşfetmeye çalışan bu genç adamın abisiyle birlikte kuşları vurmaya çalıştıkları sahne özellikle filmin dikkat çekici anlarından biri.

Writer’s Block (2013)
Yıldızı Parlayan Oyuncu:
Bryan Cranston
Breaking Bad dizisindeki efsane oyunculuğuyla hatrı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan Bryan Cranston’ı izlediğimiz bu kısada, yazar tıkanması yaşayan bir adamın garip dünyasına misafir oluyoruz. Bir otel odasında yazmak için büyük gayret gösteren ama beceremeyen karakterimizi gizemli bir kadının peşine düşmesi üzerine olaylar hayal ile gerçek arasında bir seviyeye geçiyor. İlham peşinde koşan karakterimizin gerçek olup olmadığını bilemediğimiz kadınla yaşadığı garip ilişkinin odasında bir anda uyanması sonucunda bir düş olduğu ortaya çıksa da finalde ortaya çıkan bir elbise filmi yine kafa karıştırıcı bir noktada bırakıyor.