01 Nisan Cmt
02 Nisan Paz
03 Nisan Pzt
04 Nisan Sal
05 Nisan Çar
06 Nisan Per
07 Nisan Cum
08 Nisan Cmt
09 Nisan Paz
10 Nisan Pzt
11 Nisan Sal
12 Nisan Çar
13 Nisan Per
14 Nisan Cum
15 Nisan Cmt
16 Nisan Paz
17 Nisan Pzt
18 Nisan Sal
19 Nisan Çar
20 Nisan Per
21 Nisan Cum
22 Nisan Cmt
23 Nisan Paz
24 Nisan Pzt
25 Nisan Sal
26 Nisan Çar
27 Nisan Per
28 Nisan Cum
29 Nisan Cmt
30 Nisan Paz

Sinemanın 5 Dakikadan Kısa Efsane Filmleri



Sinemanın 5 Dakikadan Kısa Efsane Filmleri

Beyazperdenin usta yönetmenlerinden, kısa filmin sınırlarını genişleten genç yetenekleri, her biri ayrı telden çalan, kendisi kısa ama etkisi uzun filmleri sıraladık.

Sinema tarihinin başlangıç vuruşunu yapan ilk filmlerden bugüne dek geçirilen teknolojik evrimler, filmlerin etki alanını genişleterek hikayelere daha özgür bir anlatım ortamı sunuyor. Bu alabildiğine imkanların içinde şüphesiz ki bir filmin en büyük engeli süresi olacak, zaman kısaldıkça ortaya çıkan filmin özgünleşmesi de kaçınılmaz olacaktır. İşte tam bu noktadan hareketle kısa film tarihinden bugüne, iz bırakmış klasiklerden, yakın tarihli keşiflere kadar süresi 5 dakikayı geçmeyen ama etkisi yılları aşan filmleri bir araya getirdik.

Freiheit (1966)
Yönetmen: George Lucas
Senaryo: George Lucas
Oyuncu: Randal Kleiser
Tür: Dram
Süre: 3 dakika
Star Wars külliyatıyla adını sinema tarihine altın harflerle yazdıran George Lucas’ın üçüncü kısa filmi olan Freiheit, ses efektleri kullanılarak zekice yaratılmış bir savaş sahnesinden ibaret. Berlin sınırından kaçmaya çalışan Alman öğrencinin yakalanma anına şahit olduğumuz bu 50 yıllık filmi, bugün kamerası ve bilgisayarı olan herkes neredeyse sıfır bütçeyle yapabilir gibi görünüyor ama bu bile filmin etkisinden bir şey kaybettirmiyor. Öğrencilik yıllarında çektiği bu filmle Lucas, nasıl bir sinema zekasına sahip olduğunun ipuçlarını verirken bir yandan da o yaşlardaki kafa yapısının rötgenini çekiyor.

The Alphabet (1968)
Yönetmen: David Lynch
Senaryo: David Lynch
Oyuncu: Peggy Lynch
Tür: Gerilim, Korku
Süre: 4 dakika Korku temalarıyla bezeli dört dakikalık bir animasyon olan David Lynch kısası The Alphabet, alfabeyi öğrenen bir kızın kabusları üzerinden kadınlık ve olgunlaşma süreçleri üzerine bir deneme. Son derece simgesel ve metaforlarla bezeli bir anlatım diline sahip bu kısada Lynch rahatsız edici bir görsel dünya kurarak anlamlar arası geçişler yapıyor ve bu filmle adeta ileriki yıllarda yaratacağı benzersiz bir sinema dilinin müjdesini veriyor. Filmin başrolünde ise Lynch’in o dönemki eşi olan Peggy Lynch’i izliyoruz.

Luxo Jr. (1986)
Yönetmen: John Lasseter
Senaryo: John Lasseter
Tür: Animasyon
Süre: 2 dakika
Kısa animasyon dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterilmiş ilk CGI (Computer-generated imagery) filmi olma özelliği taşıyan Luxo Jr., aynı zamanda Pixar’ın kurumsal logosundaki zıplayan masa lambasının da ta kendisinin hikayesidir. Büyük masa lambası, ona doğru yuvarlanan bir top ve peşinden gelen küçük masa lambasını görür ve ışığını (dikkatini) bu oyuna çevirir. Oyuncak Hikayesi’nden Arabalar’a pek çok animasyon filmin yönetmenliğini yapmış, ve Pixar’ın çok sayıda projesinde yer almış John Lasseter imzalı bu fimin başarısında iki masa lambasının tüm hareketleriyle izleyicide bir canlı hissi yaratmış olmasıdır. Film, bugün animasyon sineması tarihinin de kilmotre taşlarından biri olarak anılıyor.

Doodlebug (1997)
Yönetmen: Christopher Nolan
Senaryo: Christopher Nolan
Oyuncu: Jeremy Theobald
Tür: Psikolojik Gerilim
Süre: 3 dakika
Nolan’ın çektiği üçüncü kısa film olan bu siyah-beyaz üç dakikalık filmde, bir adamı dört duvar arasında, yerde hareket eden gizemli haşereyi yakalamaya çalışırken görüyoruz. Sonunda avını kıstırıp terlikle vurduktan sonra, onun aslında kendisinin küçük hali olduğu ortaya çıkıyor. Bu kez hemen ardından kendisinin daha büyük bir hali belirince iç içe geçmiş simgesel bir anlatım devreye giriyor. Sinema dilini daha ilk kısalarında farkettiren Nolan, kısır döngü içinde devir daim yapan hikayelere daha o yıllarda kafayı takmış görünüyor.

How They Get There (1997)
Yönetmen: Spike Jonze
Senaryo: Mark Gonzales, Spike Jonze
Oyuncular: Rico Bueno, Lauren Curry, Mark Gonzales
Tür: Komedi
Süre: 3 dakika
Basit ve komik bir hikayeden yola çıkarak çektiği bu kısada Spike Jonze, üç dakika içerisinde gelişen eğlenceli bir flörtü korkunç ve beklenmedik bir finale bağlayarak etkili bir iş ortaya çıkarıyor. Film, genç bir adamın sokakta duran bir arabaya yaslanmış süt içerken genç ve güzel bir kızı farketmesiyle başlıyor. Yolun karşılıklı tarafında yürümeye başlayan kadın ve adam uzaktan uzağa birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar. Tam sevimli bir romantik komedi tadı almaya başladığımız anda gelen beklenmedik finalle absürt bir durum yaratmayı başaran Jonze, bu ilk kısa filmiyle sinemada nasıl dünyalar kuracağının da sinyallerini veriyor.

I'll Wait For The Next One / J’attendrai le surivant… (2002)
Yönetmen: Philippe Orreindy
Senaryo: Philippe Orreindy, Thomas Gaudin
Oyuncular: Sophie Forte, Thomas Gaudin, Pascal Casanova
Tür: Komedi, Romantik
Süre: 3 dakika
2003 yılında Oscar adayı olan Fransız yapımı bu kısa film, konusu itibarıyla adeta bir sosyal deney niteliği taşıyor. Yalnız ve orta yaşlı bir kadının bindiği metroda kalabalığın içinde bir adamdan gelen açık çağrı karşısında verdiği tepkiyi ve sonunda düştüğü durumu konu alan üç dakikalık filmin, listede olmasının nedeni, bir ânı yansıtmanın ötesinde başı sonu olan gerçekten de küçücük bir hikaye anlatımına sahip oluşu. Bir metro yolculuğunda geçen bu film bugün bile güncelliğini koruyan toplumsal tespitleri de içinde barındırıyor.

The God (2004)
Yönetmen: Konstantin Bronzit
Senaryo: Konstantin Bronzit
Tür: Animasyon
Süre: 4 dakika
Oscar’a aday olan kısa filmleriyle tanınan Rus kısacı Konsantin Bronzit imzalı bu film, yarattığı zamansız dünyasıyla dört dakikalık eğlenceli bir seyir sunuyor. “Bronz bir tanrı heykeline dadanan sinek” kadar kısa bir cümleyle özetlenecek bir hikayeyi alaycı bir anlatımla tamamen yoruma açık bırakan yönetmen, üzerine uzun uzadıya düşündüren bir film ortaya çıkarıyor. Sinekten rahatsız olan tanrının, kıpırdanmaya başlamasından sineği delice kovalamasına dek geçen hızlı temponun ardından, tanrıyı bilinmeyen sonsuz bir boşluğa düşerken görüyoruz. Simgesel ve basit bir hikayeden yola çıkan film sade görsel efektleriyle oldukça gerçekçi duruyor.

Overtime (2005)
Yönetmen: Oury Atlan, Thibaut Berland, Damien Ferrié
Senaryo: Oury Atlan, Thibaut Berland, Damien Ferrié
Tür: Animasyon
Süre: 5 dakika
The Muppets’ın yaratıcısı, dünyaca ünlü kuklacı Jim Henson’ın 1990 yılında ölmesinin ardından 2005’te onun anısına yapılan bu duygu yüklü film hem müzikleri hem de anlatımıyla usta işi bir işçiliğe sahip. Filmin üç yönetmeninin de ilk ve tek filmi olmasına rağmen etkisi oldukça uzun süren filmde, hepimizin yakından bildiği ünlü kukla kahraman Kurbağa Kermit’ten biraz daha farklı görünen kuklalar, Henson’ın cansız vücudunu aynen bir kuklaymış gibi kullanarak ona bezensiz bir uğurlama töreni yaşatıyor. Bir ağıt niteliğinde olan bu siyah-beyaz filmde ölümsüz kuklalar, babalarının bir ölümlü olduğuyla yüzleşiyor ve bunu hüzünlü bir şekilde kabullenerek ona en içten duygularıyla bir müzikal ziyafet sunuyor.