SERGİ

Tek Zeminli Uyumsuz İttifak

SERGİ
Tek Zeminli Uyumsuz İttifak

Jale Öner

Jale Öner, İstanbul’da yaşamakta ve çalışmakta. lisans eğitimini Anadolu Üniversitesi Moda Tasarımı bölümünde tamamladı. Mezuniyetinin ardından iki yıl kadar tasarım alanında çalıştı. Şu anda Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi yüksek lisans bölümünde sürdürmekte olduğu akademik eğitiminden bu bahar mezun olacak. Yüksek lisans eğitimine başladığından beri farklı galerilerde ve çeşitli kreatif ajanslarda içerik yazarlığı, web editörlüğü gibi metin ve görsel odaklı görevlerde bulundu. İlgilendiği konular arasında ekoloji, ifade özgürlüğü, queer teori, kent ve kültürel miras bulunmakta.

Tek Zeminli Uyumsuz İttifak

“Let's face it. We're undone by each other. And if we're not, we're missing something.” - Judith Butler

Beden yaralanabilirliğe açıktır. Bizi diğerinin bakışına ve dokunuşuna maruz bırakır.Özerk bedenlerimizle birbiriyle ilişkilenen özneler olmanın getirisi olarak, bedene iktidar tarafından atfedilen her hitap, yüklenmeye çalışılan her rol, özneyi yaralanabilirliğe daha açık hale getirmektedir.

Butler, öznenin kırılganlığını bu ilişkilenme haline bağlar; “Beden ölümlülük, yaralanabilirlik, faillik belirtir. Tenimiz ve etimiz bizi başkalarının bakışına olduğu gibi dokunuşuna ve şiddetine de maruz bırakır; bedenlerimiz ise bizi bütün bunların faili ve aracı olma tehlikesine sokar. Kendi bedenlerimiz üzerinde hak sahibi olmak için mücadele etsek de, uğrunda mücadele ettiğimiz bedenler hiçbir zaman tam anlamıyla sadece bize ait değildir. Bedenin değişmez bir kamusal boyutu vardır. Kamusal alanda toplumsal bir fenomen olarak kurulan bedenim benimdir ve benim değildir. Daha baştan ötekilerin dünyasına teslim edilen bedenim, başkalarının izlerini taşır.”

Bu, hem kolektif hayatın çıkmazlarını hem de kimliğe beden üzerinden yönelen müdahaleyi hatırlatır bize. Kendimizin özerk olduğu fikrini sahiplenerek, kontrol altında olduğumuz fikrine meydan okusak da asgari bağlılık, uzaklaşabileceğimiz bir koşul değildir.

Freud da özne ve yaralanabilirlik - yaralayabilirlik ilişkisi üzerine çıkarımlarda bulunur ve ‘yabancının’ – eğer iş birlikçimiz değilse - sevgimize layık olmadığı hatta bize zarar vermesinin kuvvetle muhtemel olduğunu söyler; “İlk insan dünya üzerindeki kaderini iyileştirmenin kendi elinde olduğunu keşfettikten sonra, başka bir insanın kendisi ile birlikte mi yoksa kendisine karşı mı çalışacağını önemsemezlik edemezdi”. Ve böylece yabancıyı tersi durumda olası yaralanabilirliğimizin muhtemel faili olarak konumlandırır; “Bu yabancı, bana karşı en küçük bir sevgi duymuyor gibidir ve bir parça bile saygı göstermez. Eğer kendisine bir yararsağlayacaksa, bana zarar vermekten kaçınmaz [...] eğer bu yolla herhangi bir arzusunu tatmin edebilecekse benimle alay etmekten, bana hakaret, iftira etmekten, karşımda gücünü sergilemekten bir an bile geri durmayacaktır.”

Bu, kırılgan bir yapı doğurur ve bu kırılgan yapının sürdürülebilirliği için, özne, kendini diğer bedenlere bağlayan sürekliliği sağlayan, yazılı ve yazılı olmayan kurallara göre davranmak zorundadır; davranmadığında ise ötekileştirilmesi kaçınılmazdır. Bu kuralları bozduğunda, artık bir işbirlikçisi olmayan özne, toplumun sevgi ve şefkatinden de yoksun kalır. Ve hatta bu sevgiden yoksun olmakla kalmaz, yaşadığı beden ve mekan üzerinden müdahaleye uğrayabilir olması meşru hale gelir.

Tehdit altındaki özneler, normları içselleştirerek iktidarı kendi ve çevresindeki beden ve mekanlarda yeniden üretir. Özne, sadece baskıya maruz kalmaz, aynı zamanda bu
baskıyı üretir ve uygular. Diğer tarafta, bir müdahaleden geçmesi gereken uyumsuzlar
ise, temsil alanlarından silinerek kendilerine sadece istatistiklerde yer bulur. Özne topluluğa uyum sağlasa da sağlamasa da, algıladığı "kendini bil" sesi sabittir.

Tüm bu tehlikelerden ötürü, yalnızca zorunluluk, insanları bir arada tutmaya yeterli değildir. Peki bunun farkına varmış olan bireye kalan, yabancılaşmak mıdır? 

Tek Zeminli Uyumsuz İttifak sergisi, kolektif hayatın çıkmazlarını, kimliğe beden ve mekan üzerinden yönelen müdahaleler ve bu süreçlerden doğan yabancılaşma üzerinden tartışmaya açmaktadır.

04 Ağustos 2021 Çarşamba 17:00

Çevirimiçi Platform – Zoom

Sanatçılar & Eserler

DOĞU ÖZGÜN

Eyer

Yerleştirme (polyester döküm)

20 x 20 cm x değişken boyutlar  

2020

Fotoğraf: Kayhan Kaygusuz

İHSAN OTURMAK

İsimsiz

Tuval üzerine karışık teknik  Mixed media on canvas

180 x 120 cm, 2014

SİDAR BAKİ

İsimsiz

Tuval üzerine karışık teknik

132 x 212 cm, 2019

RAMAZAN CAN

İskanlardayım

Yerleştirme (Video + Heykel)  

Değişken boyutlar 

2018

ŞAFAK GÜRBOĞA

İzmir’in Sahipleri

Karışık teknik  

Mekana özel yerleştirme 

Değişken boyutlar

2018

Fotoğraf: Simbart Project

HÜSEYİN AKSOY

İsim”Siz”ler

Karışık teknik 

40 x 60 cm, 2018

ALİ ELMACI

Beni tanıdıkça Seversin II

Tuval üzerine yağlı boya 

200 x 160 cm, 2013

Fotoğraf: Mesut Güvenli

BAŞAK BUGAY

Pantolon

Terakota, kumaş ve iplik  

168 x 30 x 35 cm, 2018

Fotoğraf: Kayhan Kaygusuz

GÜLSÜN KARAMUSTAFA

Bebeği Kundaklamak

Yerleştirme 

Değişken boyutlar

2019

MERİÇ ALGÜN

Direniş Bahçesi (Anlatı)

İki kanallı sesli video enstalasyonu, 17’05”

2018

Fotoğraf: Åsa Lundén, Moderna Museet, Stockholm

İZ ÖZTAT - ANN ANTIDOTE

Askıda

UHD tek kanallı video, 5’05” & Askıda başlıklı sahnenin kontratı

2019

Fotoğraf: Nazlı Erdemirel

Bizi Takip Edin
TR EN
Etkinlikleri etiketlere göre filtreleyin
24 MAR PZT
1

18:00

Seminer Toplum Üzerine Düşünmek Için Bir Araç: Duygular

Çevirimiçi Platform – Zoom

25 MAR SAL
2

Tüm Gün

Festival Programı 21. Akbank Kısa Film Festivali

Akbank Sanat

11:00 Perspektif ( A )
13:00 Belgesel Sinema ( A )
16:00 Dünyadan Kısalar ( D )
18:30 Perspektif ( B )
19:00 Caz Dinleme Kulübü - ERTELENDİ
20:30 Festival Kısaları ( C )

19:00

Caz Dinleme Kulübü (ERTELENDİ) Caz ve Sinemada Gerilim: Beklenmedik Dönüşler

Akbank Sanat

26 MAR ÇAR
1

Tüm Gün

Festival Programı 21. Akbank Kısa Film Festivali

Akbank Sanat

11:00 Özel Gösterim ( A )
13:00 Özel Gösterim ( B )
16:00 Perspektif ( C )
18:30 Belgesel Sinema ( A )
20:30 Festival Kısaları ( D )
27 MAR PER
2

Tüm Gün

Festival Programı 21. Akbank Kısa Film Festivali

Akbank Sanat

11:00 Perspektif ( D )
13:00 Perspektif ( E )

18:00

Seminer Adil Kültürel İş Birliği

Çevirimiçi Platform – Zoom

28 MAR CUM
-
29 MAR CMT
-
30 MAR PAZ
-
31 MAR PZT
-
01 NİS SAL
-
02 NİS ÇAR
-
03 NİS PER
1

18:00

Seminer İletişim Sanatı, Sanatın İletişimi

Çevirimiçi Platform – Zoom

04 NİS CUM
-
05 NİS CMT
1

12:00

Çocuk Tiyatrosu Akbank Çocuk Tiyatrosu
"Ne Olacağım Ben?"

Akbank Sanat

06 NİS PAZ
-
07 NİS PZT
-
08 NİS SAL
-
09 NİS ÇAR
-
10 NİS PER
-
11 NİS CUM
4

12:00

Yetişkin Atölyesi Alfabe Deneysel Fotoğraf Atölyesi (Şubat - 1. Grup)

Akbank Sanat

12:00

Yetişkin Atölyesi Alfabe Deneysel Fotoğraf Atölyesi (Şubat - 2. Grup)

Akbank Sanat

15:00

Yetişkin Atölyesi Alfabe Deneysel Fotoğraf Atölyesi (Mart - 1. Grup)

Akbank Sanat

15:00

Yetişkin Atölyesi Alfabe Deneysel Fotoğraf Atölyesi (Mart - 2. Grup)

Akbank Sanat

12 NİS CMT
4

12:00

Oyunculuk Atölyesi Stanislavski Sistemi "Gerçeğin Peşinde"

Akbank Sanat

14:00

Çocuk Atölyesi Sanat Yansıtır: Renkli Duygular
(7-12 yaş)

Akbank Sanat

15:30

Çocuk Atölyesi Sanat Dengeler: Geometrik Desenler
(5-8 yaş)

Akbank Sanat

17:00

Çocuk Atölyesi Sanat Şekillendirir: Heykel Bahçesi
(7-12 yaş)

Akbank Sanat

13 NİS PAZ
-

Etkinliği takviminize ekleyin

E-Bülten'e üye olun